Şifalı otlar ve bitkisel ilaçlar

Şifalı otlar ya da bitkisel ilaçlar, doğanın insanlara verdiği iyileştirme armağanıdırlar. Şifalı bitkilerle tedavi tarih boyunca dünyamızın tüm kültürleri tarafından iyileştirme amaçlı kullanılmıştır.

Son 200 yıldır ilaçların yaygınlaşmasıyla, şifalı bitkilerle ve bitkisel tedavilerle olan derin bağlantımızı koparıp, doğa ile uyum içinde olmanın doğal sonucu olan sağlıklı dengemizi de kaybettik.

Bitkilerle tedavi konusuna girmeden önce, bugünkü genel sağlık anlayışına kısaca bakmakta yarar var. Bu bizim bitkilerle şifa olanaklarını daha net olarak değerlendirmemize yardımcı olabilir.
 
Sağlıklı Yaşamda Geleneksel İlaçların Rolü
Geleneksel ya da göreneksel tıbbın, sağlığa hastalığa yönelik bir yaklaşımı vardır. Daha sağlıklı olmak için bir hekimi nadiren ziyaret ederiz. Doktorumuza sadece sağlığımızı daha geliştirmek nedeniyle değil de, herhangi bir hastalık belirtisi olduğunda gideriz.

Bu nedenle, maalesef, günümüzün standart tıbbi yaklaşımı sağlık merkezli değildir. Sağlık problemlerin tanısında ileri teknoloji ürünü araçlar ve hastalık belirtileri ile savaşacak çok miktarda sentetik kimyasal bileşimler bulunsa da, ideal sağlığa ulaşmada bunların yardımı çok az olmaktadır.

Bitkisel İlaçlarla Daha Bütünsel Bir Bakış
Şifalı otlar ya da şifalı bitki tedavisi insan bedenini kısmi olarak değil, bir bütün olarak tedavi etmekte olup, bedenin her bölümüne ayrı olarak yaklaşmaz. Hastalık, insan bedeninin tümündeki bir dengesizliğin sonucu olup, standart ilaçlarda bu tedavi, hastanın bedeninin hasta olan bölümüne yönelik olurken, bitkisel ilaçlarla bu tedavi bu yaklaşımın bütünsel doğasını ortaya koyar. Bu yaklaşım sadece hastalığa odaklanmaz. Hedef ideal sağlığı, esenliği yaratmak ve hastalıkların gelişmesini önlemektir.

Alternatif tıp içerisinde yer alan fitoterapi bitkisel tedavi yöntemleri anlamına gelir. Hastalıkların bitkisel tedavisi bu anlamda en eski sağlık sistemidir. Bugünde fitoterapi sağlığın korunması yaşam kalitesinin yükseltilmesinde ve de hastalıkların tedavisinde kullanılan alternatif tedavi yöntemleri arasında yer alan bir bölümdür.

Birçok sağlık uzmanı bizi doğal’ın “güvenli” anlamına gelmediği ve şifalı otların sağlığımız için potansiyel tehlikeleri konusunda uyarmaktadırlar. Bu elbette çok doğrudur.

“Doğal” olmaları, şifalı otları gelişigüzel kullanabileceğimiz anlamına gelmez. Bu maddelerin yararlılığına reçeteli bir ilaç kadar saygı duymalıyız. “Doğal”, akıllı kullanıldığında, bu otların insan vücudunda uyumlu bir şekilde etki gösterecek demektir. Şifalı otların, insanın kendi vücudunun iyileştirme gücünü güçlendirerek muhtemel hastalıkları önlemek ve var olanları da iyileştirmek için vücudumuza yardım etme becerileri vardır.

Riskten kurtulmak için, bitkisel ürünler ve şifalı otlar için bazı temel kullanım talimatlarına ihtiyacımız vardır. Bitkisel ilaçların geleneksel ilaçlardan daha güvenli olduklarını söylerken, bu ürünleri akıllıca kullanarak, potansiyel tuzaklara karşı önlemimizi almalıyız.

Şifalı Otlar ve Bitkisel Destek Ürünleri
Hayatınıza şifalı otları soktuğunuzda, onları doğal halleriyle ya da bitkisel karışım olarak kullanabiliriz. Sağlığınızı bitkisel destek ürünlerini seçerek de geliştirebilirsiniz.

Şifalı bitkileri herhangi bir şekilde kullanmak sağlığınız için yararlı olacaktır. Ne besinsel ne de bitkisel destekler sağlıklı beslenmenin yerini tutmazsa da, sağlıklı yaşam biçiminin bir parçası olarak kullanılan bitki özleri içeren besinsel destekler, sizi ideal sağlığa ulaşmaya bir adım daha yaklaştırır.

Şifa Kaynağı Sarımsak


İşte Angelina Jolie nin doğumdan sonra 3 hafta içerisinde  11 kilo vermesinin sırrı:
                                   Garlica Sarımsak Hapı

Neden Garlica Sarımsak Hapı:

İçeriği sayesinde yağ yakıcı özelliği ve aynı zamanda alınan gıdalarda bulunan yağı bloke ederek kana karışmasını engeller ve vücuttan dışarı atar. Diyet yapmadan zayıflatır.

Şimdiye kadar kullandığımız ve vücudumuza birçok yararlı olan sarımsağın zayıflattığı pek bilinmiyordu ta ki Angeline Jolie nin bir Afrika gezisinde öğrendiği sarımsak katkılı çay ile doğumdan sonra 3 hafta içerisinde yemek tüketip çocuk emzirdiği halde 11 kilo vermesi sarımsağın zayıflamadaki önemini gündeme getirdi. Avrupa Yıldızlarının Zayıflama Ürünü Haline gelen Garlica Sarımsak Hapı şimdi Türkiye de Bakanlık Onaylı

Piyasada olan ürünlerin aksine 6 mükemmel bileşenin bir araya getirilmesi ile ortaya çıkan mükemmel zayıflama ürünü Garlica Sarımsak Hapı nasıl etki eder.

Yeşil Çay Ekstresi (Green Tea Extract)
Yeşil Çay vücut sistemini güçlendirir. Total kolesterol seviyesini azaltır. HDL ve LDL (iyi huylu ve kötü huylu kolesterol) dengesiniz düzenler. Kan basıncını azaltıcı özelliği ile hipertansiyonda etkilidir. Yeşil çayın pıhtılaşmayı engelliyici özelliği vardır.
Anti Bakteriyel özelliktedir. Bakterilerce oluşturulan diş plaklarının oluşumunu engeller. Yeşil çay yüksek oranda C vitamini içerdiğini için sıksa kullanılan bir bitkidir. İçeriği sayesinde zayıflamaya yardımcı olur.

Mavi Yeşil Yosun (Spirulina)
Spirulina mavi yeşil alglerden mikroskobik bir yosun türü. Aslında ona asrın süper gıdası denilse de, geçmişi yüzyıllar öncesine dayanıyor Basit bir su yosunu görüntüsündeki spirulina, doğadaki en zengin biyolojik değerde bitkisel proteine sahip olan besindir. İçerdiği protein oranı %65 dir ki bu rakam en yakın rakibi olan soya fasulyesinin yaklaşık 2 katıdır.
Doğadaki en zengin organik demir oranına sahiptir Spirulina nın içeriği ve faydaları saymakla bitmez işte bazıları Vitamin, kalsiyum ve protein deposu, bağışıklık güçlendirici, AİDS’e karşı pozitif etkili,radyasyonu vücuttan temizleyebilen, mide, karaciğer, kalp ve damar dostu, yan etkisiz, kan hücrelerini arttırıcı, antidepresan etkili, enerji verici, antioksidan, tokluk hissi vererek zayıflamaya yardımcı olur.

Kuşburnu Ekstresi (Rose Hip Extract)
İçerdiği vitaminlerle tam bir şifa kaynağı. 100 gram kuşburnunda 500 ile 1700 miligram C vitamini bulunuyor. Kuşburnunda ayrıca A,B1,B2,K,P vitaminleriyle Protein,Mineraller,potasyum,Sodyum,kalsiyum,Magnezyumfosfor ,meyve asitleri ve şeker bulunuyor. Kuşburnu, bulaşıcı hastalıklara ve soğuk algınlığına karşı, bedenin savunma sistemlerini güçlendiriyor, genel güçsüzlüklere ve yorgunluklara karşı da kullanılıyor.
Besleyici ve güçlendirici, hafif müshil, idrar söktürücü özelliğiyle kabızlık ve safrakesesi,böbrek ve mesane rahatsızlıklarında rahatlık sağlayan kuşburnu ayrıca, böbreküstü bezlerini çok olumlu etkileyerek önemli Hormonların üretimine destek sağlıyor.
Kuşburnu, yara iyileştirici ve kanı temizleyici özelliğinin yanı sıra böbrek ve idrar yolu taşları ve kumlarında, kanlı idrarda, gut hastalığında, soğuk algınlığı ve gripte, bitkinlik durumlarında, rahim kanamasında, mide kramplarında, yanıklarda, yaralarda, yağlı yemeklere karşı duyarlılık durumlarında da kullanılıyor.
Kan yapıcı, tansiyon düzenleyici, vücudun hastalıklara karşı direncini artırma gibi özelliklerinin yanı sıra Hemoroit ve ülser gibi hastalıklarda da yararlı oluyor. Çok yoğun vitamin zenginliği nedeniyle gözlerin dostu olan kuşburnunu ayrıca zayıflamaya yardımcı olur.

Meyve Kabuğu Ekstresi (Garcinia Mangostana)
Anavatanı Malaya yarım adası ve Sunda adaları olan bir meyve olur Durian gibi yalnız yağışlı tropik ülkelerin bir ürünüdür. Dünyanın en lezzetli meyvelerindendir. Üzerindeki kabuğun yumuşak lifleri ile meyve etine yapışık ve genellikle çimlenme yetenekleri olmayan birer ve büyücek çekirdekleri vardır. Meyvenin eti ekşi-tatlı ve keskin kokuludur. Bu koku biraz üzüm ve ahududuna benzemekle beraber bu meyvenin en önemli özelliği metopolizmayı hızlandırır tok tutar açlık hissini bastırır ve yağ yakıcıdır.


Sinameki (Semen Cassiae Torae)
Baklagillerden sıcak bölgelerde yetişen bir bitkidir. Bu bitkinin yapraklarından elde edilen ve hekimlikte kullanılan bir maddedir. En büyük özelliği Mide ve Bağırsakları yumuşatır ve çalıştırır . Kalbi kuvvetlendirir, Soğuk ve sıcaktan dolayı ciltte meydana gelen çatlaklara karşı iyi gelir. Kasları, adaleleri açar. Saçların çıkmasını sağlar. Devamlı baş ağrısına, kaşıntıya, sivilcelere ve sara hastalığına karşı faydalıdır.

Sarımsak Yağı (Garlic Oil)
Sarımsak tüketenlerde, mide, bağırsak, prostat, gırtlak ve meme kanserinin daha az görüldüğü bildirildi. Sarımsağın yapısında bol miktarda su, şeker içeren karbonhidratlar, kükürt bileşikleri, protein,lif ve serbest amino asitler bulunmaktadır..
Sarımsağın ayrıca yüksek miktarda fosfor, potasyum, kükürt, çinko, orta miktarda selenyum, A ve C vitaminleri ile az miktarda da kalsiyum, magnezyum, sodyum, demir, manganez ve B kompleks vitaminlerini içermektedir''Uygarlık tarihi boyunca sarımsağın tıp alanında özellikleri değerlendirilmiş ve birçok hastalığın tedavisi amacıyla kullanılmıştır.
Sarımsağın bugün de atardamarları etkileyen hastalıklar, kanser, bağışıklık sistemi bozuklukları ve ağrılı eklem hastalıkları gibi birçok kronik hastalığın önlenmesi ve tedavisi amaçlı kullanılmaktadır 'Sarımsağın en önemli biyokimyasal özelliklerinden biri, vücuttaki zehirli toksin maddeleri atmaya yardımcı olma (antioksidan) potansiyelidir.
Sarımsağın bu özelliğinin, içinde bulunan organik kükürt bileşiklerinden kaynaklandığı düşünülmektedir. Çiğ sarımsakta da antioksidan potansiyel vardır, ancak yüksek dozları kalp, karaciğer ve böbreğe toksin etkiler gösterebilmektedir.

Yorum Yaz